Sevgili Trakus Dostları, Serhat ve Ömer beylerin Trakus VI ile ilgili gezi notlarına ben de Erciyes ve Flamingolar fotoğrafımla katkıda bulunmak istedim. Sindelhöyük\'ten 24 Nisan Sabahı 6.30 da Paytoncu Ümit\'in paytonuna önce ufak sandalı sonra da sandal üstüne kendimi yüklüyerek, ikinci gün maratonuna başladı. 20 - 25 dakikalık zorlu bir etaptan sonra Gözleme kulesini de geçip gölün kıyısına ulaştık. Nezir bey beni değil, sandalı bekliyordu. Geniş kenarlı şapkası, kara gözlükleri ve uzun çizmeleri ile Nezir bey işinin erbabı kuşları ve doğayı seven; özellikle Sultansazlığı için gönül vermiş bir kahraman. Flamingolar gölün karşı kıyısında beyaz siluetleri ile bir çizgi oluşturmuşlar. Nezir bey hocam hoşgeldin dedi ve ekledi merak etme, birazdan o beyaz çizgi üzerinizde kırmızı beyaz Türkkuşlarına dönecek. Sandala bindi elindeki uzun sopayla gölde yaklaşık 1 saat yol aldı, flamingolar kalkmışlardı. Ve sonra o beyaz siluettler, iki kol halinde üzerimden çapraz geçişler yapmaya başladı. Yere yatmış, 400mm\'le sürekli kareler alıyordum. Paytoncu Ümit 20\'li yaşlarda, doğma büyüme Sindelhöyük\'lü; vaktiyle suyun çok bol olduğunu, sakarmeke yumurtalarını annesinin pişirdiğini anlatan Ümit, şimdi benim yanımda \"usta çok şanslısın bunlar üzerimizde tornistan yapıyorlar\" diyordu. İşte Erciyes ve Flamingolar da o küçük karelerden biri. Ancak anısı büyük. Nezir bey bir diğer büyük. Ümit ise birAnadolu Garibanı. Serhat, Ömer ve Hami beylerle tanışmaktan mutlu olduğumu ifade ediyor, saygılar sunuyorum.