Yine rüya gibi bir Doğu Karadeniz gözlem turunu geride bıraktım. Şu ana kadarki belki de en heyecan verici kertiğim ile.
Ekim ayı rastlantısal ayı demek, bu sene de nadirat aramak için babamla bir yerlere gitmeye karar verdik. Ama bu sefer farklı olarak pek gözlem yapılmayan, her zaman sürprize açık Doğu Karadeniz sahillerini araştırmaya karar verdik.
Giresun Tirebolu\'daki evimize cuma gecesi vardık. Cumartesi günü sabah erkenden Trabzon Of kıyılarındaydık. Gün içinde arazide Birol abi ile karşılaşıp sohbet ettikten sonra bölgede fazla kuş olmadığında karar vererek Bayburt\'un sulak alanlarını kontrol ettik. Ama orada da sürpriz bir tür çıkmadı.
Pazar günü ise soluğu Ordu\'da aldık. Hava cumartesi günkü gibi sıcak ve güneşliydi, hava koşulları nadir tür aramak için pek elverişli değildi. Yine de Ordu kıyıları fena değildi, Bozdoğan ve Çulhakuşu sabahın sürprizleri oldu. Öğleden sonra Trabzon\'da gözlem yapmak üzere Ordu\'dan tekrar yola çıktık.
Trabzon yolunda hem gözlem yapmak hem de biraz mola vermek üzere Tirebolu\'ya uğradık. Başta Beygirkumu sahiline baktım ama hiç kuş yoktu. Daha sonra evimizin hemen önündeki, ağustosta da hemen hemen her gün gözlem yaptığım çayırlık alana uğradım. Orada da bir şey yok gibiydi, otlar da epey uzamıştı. Bir umut belki farklı bir tür havalanır diye çayıra daldım ama bir hareketlilik olmadı. Bakmadığım son bir köşe kalmıştı, oraya yöneleyim derken önümden 3 Tarlakuşu havalandı. Ve hemen peşlerinden benzer davranışları sergileyen ama daha ufak ve sesi çok farklı olan bir kuş havalandı. O an kuşun uzun zamandır aradığım Mahmuzlu Çinte(Kirazkuşu) olduğunu anladım, bazı geçmiş kayıtlardakine çok benzer bir sahneyi yaşıyordum ve var gücümle kuşu havada çekmeye başladım. Sürü biraz dolandıktan sonra güneye doğru kayboldu. Kuşu konarken çekemesem de havada çok iyi fotoğraflarını alabilmiştim (ilerleyen zamanlarda paylaşacağım) ve mutluluktan havalara uçuyordum.
Bu mega türün TÜRKİYE\'DEKİ 6. KAYDINI almış oldum böylece. Aynı zamanda Giresun ve tüm Doğu Karadeniz\'e yeni tür oldu.
Bu fotoğraf ise bu sabahtan. Kaydı paylaştıktan sonra sabah güneş doğarken Trabzon\'dan gelen Ali Kahveci ve Selman Uzun abilerle buluşup kuşu aramaya başladık. Kısa bir süre sonra kuşu garip bir şekilde ağaçta fotoğrafladık. Ama hemen kaybettik. Son bir kez daha çayıra bakalım dedikten sonra ise kuş gökyüzünden gelip pat diye 2 metre önümüze konuverdi. Uzun bir süre büyülenerek izledik. Fotoğraf almak çoğu zaman zordu, kuş bazen dibimizde olmasına rağmen otların arasında tamamen kayboluyordu. Ama bir an gerçekten biraz açığa çıkıp güzel poz verdi, bu fotoğraf o andan. Kuşa daha fazla rahatsızlık vermemek için alanı terk ettiğimizde arkadaş hala çayırda besleniyordu, buna rağmen maalesef bu onu son görüşümüz oldu ve daha sonra gelen kuşçu abilerle göremedik.
Hala o anların heyecanını yaşıyorum. Tirebolu sahillerinin ne kadar önemli bir kuş gözlem alanı olduğunu bir kez daha görmüş oldum böylece. Bu muhteşem gözlem turu için babama, Mahmuzlu Çinte\'ye ve beraber gözlem yapma fırsatı bulduğum kuşçu abilere teşekkürlerimle.