O sabah Ali abi ile birlikte farklı bir alanda bu kuşu arıyorduk. Yağış vardı. Çamurlu alana girmeden bakalım derken yağış artınca çay içmek için Beşikdüzü liman içinde bir yere sığındık.
Tam dönüşe geçelim, giderken de alana bakalım derken otur bir çay daha içelim dedim Ali abiye. Çay bitip kalkmaya yakın telefon geldi Çağan\'dan. Tirebolu\'daydı ve Beşikdüzü\'nde bulduğu kuşu orada da görmüştü. Anında Tirebolu\'ya ışınlandık.
Kuşu taradık göremedik. \"Üstüne basacaktım ki kalktı\" demişti zaten Çağan. Yine otlara yakın dolaşırken birden pırrrrr diye yerden kalktı. Hemen birkaç karesini aldık. Konmaya yakın çekimi bıraktım ve konduğu yeri tespit ettik.
Yerini tespit etmenin rahatlığıyla ona doğru yürüdük. Gördük ya nasılsa kolayca çekeceğiz hesapta. Tam noktasına gittik ama kuş yok. 3 kişi bulamıyorduk kuşu. Fotoğrafta fonda görünen küçük tepe gibi yere çıkalım dedim, üstten daha net görürüz belki. Yok arkadaş. Kuş kayıplara karışmıştı. Tekrar aşağıya inip 1\'er metre aralık verip yürümeye başladık ve kuş yine önümüzden kalktı.
Çok garipti gerçekten, bıldırcın olsa indiği yerde yürüdü de göremedik diyecektim ama bu kuş öyle değil zaten. Ona rağmen görememiz beni kendisine hayran bıraktı.
Bu gördüğünüz karenin hemen öncesine bir Leş Kargası onu durduğu yerden kaldırdı. Kuş su kenarında açık bir yere kondu. Oh tamam dedik rahatça çekeriz herhalde diye düşünürken tekrar havalandı (bu fotoğraf anı) ve yine otların arasına döndü.
Döngü bu şekilde devam edecekti belliydi, bıraktık. Çağan\'ın babasının da katılımıyla Tirebolu pidesinin tadına bakıp, eve doğru dönüşe başladık.
Kuşu bulup haber veren Çağan\'a, yol arkadaşım Ali abiye ve sohbetiyle güne değer katan Latif Bey\'e teşekkür ederim.