Açıklama :
Puffinus yelkouan, Karadenizde rastlanan tek, Akdenizde ise en yaygın yelkovan kuşudur. Bu türün üst tarafı kahverengi, alt tarafı ise kirli beyaz renktedir. Koltuk altı tüylerinde kirli gri renkte bir şerit bulunabilir. Yaklaşık 3035 cm boyunda ve 7682 cm kanat açıklığına sahiptirler. Kuyrukları kısa olup, uçarken ayakları kuyruklarının dışına çıkabilir.
Yelkovan ailesine özgü bir özellik olarak, yalnızca deniz suyu içerler ve fazla tuzu burunlarına bağlı kanallar aracılığıyla dışarı atarlar. Bu sistem, gagalarının üzerindeki uzun iki tüp yardımıyla çalışır. Gagaları koyu renkli, iri, kanca biçiminde ve oldukça güçlüdür.
Uçuşları, seri kanat çırpışlarıyla süzülmeyi birbirini izleyen bir şekilde gerçekleştirir. Bu aerodinamik yapıları sayesinde uzun mesafeleri verimli şekilde katedebilirler.
Tanımı :
Habiatı :
Genellikle kıyıya çok uzak olmayan deniz bölgelerinde, ya tek başına ya da sıkışık gruplar halinde uçarken veya kümeler halinde su üzerinde yüzerken gözlemlenir. Tam anlamıyla bir deniz kuşudur ve dünya genelinde özellikle güney denizlerinde yayılım gösterir. Hem kıyı sularında hem de açık denizlerde rastlanabilir.
Üreme döneminde yuva yapmak için deniz kıyılarına yakın adaları, daha açıkta yer alan küçük adacıkları veya dik yamaçları tercih eder. Yuva yeri seçiminde en önemli faktör, kolayca oyulabilen uygun malzemeden oluşan yüzey yapısıdır. Ancak yalnızca yumuşak toprak değil; kaya çatlakları ve kovukların iç kısımlarındaki yatay çıkıntılar da uygun yuvalama alanları arasında yer alır.
Yayılışı :
Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz Karadenizdeki tek, Akdenizdeki en yaygın yelkovan türüdür.
Puffinus Puffinus türünün bir alt türü iken özellikleri dolayısıyla tür olmasina karar verilmiştir. Bu nedenle bu kuslarla ilgili yapılan araştırmalar ,önceleri puffinus puffinus adi altinda kayitlara geçmiştir.
Beslenme :
Etobur bir türdür ve beslenmesinin temelini balıklar oluşturur. Genellikle deniz yüzeyinden beslenir; küçük balıklar, kabuklular ve su yüzeyindeki çeşitli artıklarla beslenir. Avlanma sırasında bazen avını kovalayarak suya dalar, bazen de doğrudan yüzeyden kaparak tüketir.
Biyolojisi :
Sürücüldür. Tekeşlidirler. Yuvalarını gece ziyaret ederler.
Subat ve Mart aylarinda yumurtlarlar.
Yumurtaları beyaz ve yuvarlaktır.Kulucka suresi 52 gundur.
Tuylenme periyodu 72 gundur.
Ebeveynler tuylenme periyodunun bitimine 8-9 gun kalana kadar yavrulara bakarlar.
Ureme alanlarinde butunuyle gece olan aktiviteler mehtapli gecelerde azalir.
25-30 yıl yaşarlar.
Göçü :
Sürüler halinde her gün yüzlercesi İstanbul ve Çanakkale Boğazı\'ndan geçit yapar.
Dünya üzerindeki diğer yelkovan türleri de dikkate alındığında uzun mesafe göçerleri olarak
bilinirler.
Akdenizdekilerin nufusunun buyuk cogunlugu Haziran ayinin sonlarina dogru Akdenizi terk eder.
Cebelitarik Bogazi Haziran sonunda pik yapar.
Bir kismi ise Balear adalari ve guneydogu İspanyada butun yil kalir.
Yine buyuk bir kismi Adriyatik ,Ege ve Karadenize dagilir.
Tekrar Akdenize Eylulde doner ve Marta kadar Akdenizde kalarak ureme sezonunu acarlar.
Popülasyonu:
IUCN 2006 Kırmızı Liste kategorisi en düşük tehdit (LC) olarak
belirtilmiştir. BirdLife International 2004 verilerine göre Avrupada yaklaşık olarak 13.000 33.000 çift üremektedir.
Türkiyede en fazla 10.000 çiftin ürediği belirtilmektedir.
Avrupada 33000 den fazla üreyen çiftin olduğu ve bunun 10 000 çiftinin Türkiyede ürediği düşünülmektedir.
Karadenizde veya Marmara adalarında evleri olduğu sanılmakla birlikte henüz yeri bilinmemektedir.
Davranışları :
Yelkovan kuşları, her gün yüzlercesiyle İstanbul ve Çanakkale Boğazında gökyüzünü süsleyen, denizin üzerinden kayarak geçen sessiz yolcular gibidir. Genellikle kıyıya çok uzak olmayan deniz bölgelerinde, bazen sıkışık gruplar halinde, bazen de tek başlarına süzülerek uçarlar. Deniz yüzeyine neredeyse değen kanatlarıyla, dalgaların arasındaki hava akımlarını ustalıkla kullanarak kanat çırpışlarını minimuma indirirler. Bu kayarak ilerleme biçimleri, onları diğer deniz kuşlarından ayıran en belirgin özelliklerden biridir. Kanat üstleri koyu, alt kısımları ise açık renkte olduğu için uçarken sürekli bir ışıkgölge oyunu yaratırlar; bir an parlar, bir an kaybolurlar. Rüzgarlı havalarda ise daha da dağılır, yüksek dalgaların üzerinden kıvrılarak geçerler. Bu esnada zaman zaman 10 metre yüksekliğe kadar çıkabilirler.
Senkronize uçuş yetenekleri gelişmiştir; sürüler halinde beslenir, bazen sosyal bir davranış biçimi olarak gökyüzünde halkalar ya da sekizler çizerler. Dinlenmek istediklerinde nadiren de olsa deniz yüzeyine inerler. Üreme mevsimi geldiğinde ise alışılmışın dışında davranırlar: Gün batımına yakın, açık denizde bir araya gelip büyük sürüler halinde karaya doğru yönelirler ve karanlık çöker çökmez kolonilerini ziyaret ederler. Bu kuşlar, karaya yalnızca üremek için çıkar; bu da geceyle sınırlıdır. Yuvalarını kıyılara yakın, yumuşak topraklı adalarda ya da dik kayalıkların çatlaklarında kurarlar. Girişleri bazen paylaşılsa da, her yuvanın bir teritoryal alanı bulunur.
Dolunaylı gecelerde daha aktif oldukları gözlemlenmiştir. Geceleri, özellikle üreme dönemi öncesinde, yetişkin bireylerin döndüğü zamanlarda yankılanan yüksek sesleri duymak mümkündür. Mehtapta ise kıyıya sessizce yaklaşırlar ve ortam birden sessizleşir. Yuvada çıkan sesler, bazen yalnız bir bireyin, bazen bir çiftin heyecanını yansıtır. Bu sesler, çiftler arasındaki iletişimden, yabancı bir bireyin uzaklaştırılmasına kadar farklı amaçlara hizmet edebilir.
Kur davranışları yalnızca yuvada değil, gece açık alanda da gözlemlenmiştir. Eşler birbirlerinin tüylerini temizlerken ya da beslenme sırasında birlikte seslenir, adeta şarkı söylerler. Bazen bu sesler gün içinde bile yuvadan dışarı taşabilir. Yavrular büyüdükçe ebeveynler onları yalnız bırakır; yalnızca beslemek için yuvaya dönerler. Yuvaya her gelişlerinde, yavrunun heyecanla ötmeye başlaması, kuşlar arası iletişimin ne kadar gelişmiş olduğunu gösterir.
Yelkovanlar deniz kuşudur. Hayatlarının büyük bölümünü açık denizde geçirirler. Etoburdurlar; temel besinleri küçük balıklar ve kabuklulardır. Genellikle deniz yüzeyinden beslenirler, zaman zaman suya dalarak ya da yüzeyden kaparak avlanırlar. Sürüler halinde avlandıkları da sıkça gözlemlenir.
Güçlü gagaları ve yalnızca deniz suyu içebilmelerini sağlayan özel fizyolojik yapıları sayesinde, okyanusun tuzlu dünyasında rahatça yaşayabilirler. Fazla tuz, burunlarının üzerinde bulunan uzun tüpler aracılığıyla vücutlarından atılır. Bu özel adaptasyon, onları tamamen deniz ortamına bağımlı ama bir o kadar da uyumlu canlılar haline getirir.
Üreme sezonu boyunca yalnızca bir birey yuvada uyuyabilir. Genç bireyler ise çoğu zaman ilk yıllarında üremeye başlar. Büyük koloniler zamanla alt gruplara bölünerek yeni yuva alanları oluştururlar. Koloni hayatı, yırtıcılara karşı avantaj sağlasa da, bireyler arası sürtüşmeleri artırabilir ve yumurta kayıplarına neden olabilir.
Bu kuşlar, sessizliğin ve geceyle gelen yaşam döngüsünün deniz üzerindeki yansımaları gibidir. Işığın, rüzgarın ve dalgaların dilini okur, doğayla bütünleşmiş sezgileriyle her yıl aynı rotalarda, aynı karanlıkta, aynı kıyılara geri dönerler.
Yerel Adlar :
Kastamonu Abana / yelkovan yandı / (naktan)
yelkovan- bidon kuşu / Trabzon ( sakaladam)
YÖRESEL İSİMLERİ: Balıkçılar çoğunlukla deniz kırlangıcı der.Yelyutan diğer bir adı.
Ses-Ötüşü :
Sesi boğazlanan, ağlayan ya da iç çeken bir insana benzer, kısa kalıpların tekrarından oluşur. Sesleri ağlayan ya da iç çeken insan sesine benzer.
Üreme zamanı son derece gürültücüdür.
Kaynaklar
- Kuş gözlemcisinin Cep Kitabı
- Türkiye ve Avrupa\'nın Kuşları
- BirdLife International
- IUCN
Yasamın Temel Kuralları cilt 111 kısım 11- Prof.dr.Ali Demirsoy; Birdfeeder Handbook
RSPB; Turkiyenin kusları -Selim Somçag; Birds of Britain and Europe-RSPB; Bird guide Collins;
Yaban Hayvanları Bilgisi - Prof.dr.Hasan Çanakcıoglu-Prof.dr.Torul Mol;Birds of Western
Palearktic