İlk kez 2011 de yine Aladağlar\ da tanışmıştım bu muhteşem türle. O zor habitatla inanılmaz uyumu, yaşadığı alana kamufle olan renkleri, büyük cüssesi, sesi ve gizemli bir yaşam hikayesiyle beni çok etkilemişti. Bu özellikleriyle Urkeklik, her kuşçunun izlemek ve fotoğraflamak istediği türlerin daima en üst sıralarında yer bulmuştur kendine.
Öncelikle Orhan Çiçek ile beraber 3 gün boyunca aşağıda yazdığım zor şartları yaşadım, hatta son gün az daha vazgeçecektim ki içimden gelen bir ses vazgeçme, buraya neden geldin, Urkeklik seni bekliyor dedi 🙂 Gelin şimdide hep beraber fotoğrafın hikayesine göz atalım,
Sabaha karşı 03.30 da kalkıp 05.30\ da çekim yapacağım alana geldiğimde extrem hava koşulları ile karşılaştım. Çekim yaptığım alan 2900 metre, gece kar yağmış ve yer yer buzlanma var. Hava sıcaklığı -4 derece gösteriyor ancak benim hissettiğim sert rüzgarlarla birlikte en az -10. Bütün bu zor koşulları yaşarken aklımda hep Urkeklik. Bir yandan çekim alanımı uygun hale getirmeye çalışırken çokta uzak olmayan bir yerden üreme çağrıları yapan Urkeklik. Büyülenmemek elde değil...
Lafı fazla uzatmayayım, evet sonunda oldu, beklediğim o muhteşem an geldi ve Urkekliği dakikalarca izleme ve kayda alma fırsatını yakaladım. İnanın denklanşöre her bastığımda kalp atışlarım iki katına çıkıyor ve heyecandan ellerim titriyordu. Ellerimin titremesinin tek sebebi sadece heyecan değil tabiki. -10 dereceyi ve fırtınayı unutmayalım 🙂
Sonuç, herşeye değdimi, kesinlikle kocaman bir evet.
Çanakkale ye gelir gelmez hemen baskıya verdim fotoğrafı, evimin en güzel köşesinde daima kalacak.
Orhan Çiçek e arazi arkadaşlığı için tekrar teşekkür ederim. Kendisi yüksek irtifa hastalığına yakalandı ama şu an gayet iyi durumda.