Çağan Abbasoğlu (18) bir kuş gözlemcisi. Saint Joseph Lisesi’nden bu yıl mezun oldu. Lise hayatı boyunca okul bahçesinde kuşları gözlemledi ve kayıt tuttu. Okulu da bunları ‘Saint-Joseph’in Kuşları’ diye kitap haline getirdi. Genç yazarla kitabını konuştuk.
Küçüklüğünden beri bilimin her türlüsüne ilgi duyduğunu söylüyor. Hedefi ornitolog (kuş bilimci) olmak ve Türkiye’de bu alanın gelişmesine katkıda bulunmak. 10 yıl önce hobi olarak başladığı kuş gözlemciliği Çağan Abbasoğlu için bir yaşam biçimi olmuş...
Seni biraz tanıyabilir miyiz?
2006’da İstanbul’da doğdum. Küçüklüğümden beri bilimin her türlüsüne ilgi duyardım. Kendimi bildim bileli evde televizyonda belgesel açıktır. Hayvan ya da uzay belgeselleri çok ilgimi çeker.
Kuş gözlemciliğine nasıl başladın?
İlkokula giderken babamın bir arkadaşının çocukları kuş gözlemciliğiyle ilgilenmeye başlamıştı. Benimle haberleştiler ve bu şekilde başladım. İlk olarak elime bir kuş cep kitabı geçti. Türkiye’nin ve Avrupa’nın kuşlarına dair bir arazi rehberiydi. Sonra babamın arkadaşı Metehan (Özen) Abi ve eşiyle dondurucu bir günde Büyükçekmece Gölü’nde kuş gözlemine çıktık Aralık 2015’te. İlk gerçek gözlemimi o zaman yaptım.
Nerelerde gözlem yaptın?
Türkiye’de 65 kente gittim. Yurt dışında Umman ve Özbekistan’da kuş gözlemi yaptım. 2-3 gün önce Şırnak’taydım. Kuş ve kelebek gözlemlemek için gittik. Yaklaşık 1.800 rakımda kamp yaptık. İnanılmaz bir deneyimdi. Hiç gökyüzünü öyle görmemiştim. Tirebolu ve Doğu Karadeniz sahilleri kuş göçü açısından çok verimli.
Gözlem yaparken yanında nasıl bir ekipman oluyor?
Dürbün ve türleri ayırt etmek açısından bir rehber kitap şart. Fotoğraf makinesi ve teleskop…
‘Saint-Joseph’in Kuşları’ kitabı fikri nasıl ortaya çıktı?
Önce coğrafya proje ödevi olarak okulun kuşlarını liste haline getirmeyi düşündüm. Bu sene mezun olmadan önce bunu kitap haline dönüştürdük. Kitap okul için basıldı. Okulun internet sitesine de PDF versiyonunu ekledik.
Kitapta 97 tür var. Hepsini okul bahçesinde mi gördün?
Bizzat gözlemlediğim türler. Türkiye’de 500 kuş türü var. Ben bunların 97’sini okulda teneffüslerde gözlemledim. Türkiye genelinde de 413... eBird isimli bir veri tabanı var, oraya düzenli olarak kayıt giriyorum. Bir de Trakuş var. Ona da fotoğraflarımı yüklüyorum.
Kuşların görüntüleri mi, sesleri mi ilgini çekiyor?
En çok ilgimi çeken şey adaptasyonları diyebilirim. Bazı çöl kuşları var. Dibine gitmeden onu göremiyorsunuz çünkü kum renginde ve kamufle oluyor. Küçük çöl toygarı onlardan biri. Şanlıurfa’da gözlemlemiştim. Sesini sürekli duyuyordum ama bir türlü göremiyordum. Meğer ayağımın dibinde saklanıyormuş, kum rengi olduğu için görememişim. Bu tip adaptasyonlar beni etkiliyor. Bazı insanlar rengârenk kuşları seviyor ben daha çok olduğu habitata uyum sağlayan kuşları seviyorum.
Kuş gözlemi senin için ne ifade ediyor?
Bir yaşam biçimi diyebilirim. 7/24 kuş gözlemi yapıyorum. Sürekli kulağım açık. Zaten İstanbul’daki sesler çok çeşitli olmadığı için duyduğum bütün sesleri tanıyabiliyorum. Mesela biraz önce fotoğraf çekilirken ebabil ve ak karınlı ebabil ötüyordu ve birkaç tane de üstümüzden geçti.
‘Türkiye bu alanda geri kalmış’
Hedeflerin neler?
Hollanda’da Groningen Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nde okuyacağım. Ornitolog (kuş bilimci) olmayı düşünüyorum. Bu Türkiye’de çok geri kalmış bir alan. Türkiye’de bu alanı geliştirmeye katkı sağlamayı düşünüyorum. Doğa koruma alanında çok geriyiz, maalesef avcılık ve kaçak avcılık çok yaygın. Çok değerli alanlarımız var. Bu tip alanları korumak istiyorum.
Kuşlar sana doğa hakkında ne öğretti?
Kuş gözlemciliğine başlayınca aslında doğa sizin arkadaşınız oluyor. Kuşları tanımaya başladıkça diğer hayvanları da tanıyorsunuz kelebekler, böcekler… Onları her gördüğünüzde bir arkadaşa rastlamış gibi oluyorsunuz.
https://www.hurriyet.com.tr/kelebek/hurriyet-pazar/kus-gozlemciligine-baslayinca-doga-sizin-arkadasiniz-oluyor-42875390