Pırıl pırıl bir cumartesi sabahı güneşin yeni yükselmeye başlaması ile birlikte dostum Mustafa Sözenle birlikte Gediz deltasına vardık. Daha içeri girmeden saksağan, kızıl bacak ve düdükçünler karşıladı bizi. Homa dalyanının yanında yürürken özellikle karabatak, bahri, kara boyunlu batağan ve küçük karabataklar gördük. Kuş sayısı her zaman kine göre azdı. Yol kenarındaki çalılarda çeşitli ötücüleri çekerek ilerledik. Asıl hedef türümüz tavşancıldı. Uzun süre bekledik ancak saz delicesi ve tam olarak tanımlayamadığımız bir doğandan başka şey göremedik yırtıcı olarak. Öğlene doğru deltanın içlerine doğru ilerlediğimizde kıyıdan uzakta duran daha doğrusu bizi görünce uzaklaşan büyük bir suna grubu ile karşılaştık. Bizimle dalga geçer gibi uzaktan bol aksiyonlu ve atraktif hareketler yapmalarına karşın yaklaşmamıza asla izin vermediler. Öğle saatlerinde Zafer Ağabey (ZaferK) bize katıldı. Onun getirdiği güzel pideleri mideye indirirken hedef türümüzü nerelerde arayabileceğimizi konuştuk. Zafer Ağabey gediz deltasını çok iyi tanıyan harika bir insan. Kendisine yardımlarından ve onu tanıma şansını bana verdiğinden dolayı çok teşekkür ediyorum. Onunla tecrübe ve yardımları ile birlikte tavşancılı gayet güzel ve uzun süre gözleme ve görüntüleme fırsatı bulduk. Ayrıca şahin, maskeli ötleğen, çıt kuşu gibi türleri de gözledik ancak ben bunların açık ve net karelerini maalesef elde edemedim. Akşam güneşin batışına dek süren gözlemimiz sonunda Gediz deltasından ayrılırken Mustafa ve benim yüzümüzde mutluluk dolu bir ifade vardı. Teşekkürler Zafer Ağabey. Tüm kuş gözlemcisi dostlara selam ve sevgilerimle....
Gözlem süresi; 10 saat